YÜCEL TANYERİ

Ben, Yücel Tanyeri
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela hekimim, yani
Büyücü falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Lojmanda otururum,
Üniversitede çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Orhan Veli ile Melih Cevdet'tir
En sevdiğim şairler.
Bir kızım vardır,
İki de torunum pek muteber;
İsmini söyleyemem
Çiçekle uğraşanlar bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer...


Beni, benden iyi anlatan Orhan Veli'ye teşekkürlerimle...

11 Haziran 2010 Cuma

SAMSUN LİMANI...


1952 yılında Samsun’a geldim.
Babamın tayini nedeniyle Sivas’tan.

O zamanlar Samsun bir sahil şehriydi.
Ben 6 yaşında bir çocuktum.
İlkokula bile gitmiyordum.
Ve ilk kez deniz görüyordum.

O zamanlarda şehir sahiliyle barışıktı.
Samsun'un geniş, güzel bir kumsalı vardı.
Gezilen, top oynanılan ve denize girilen bir sahil.
Ve birçok da iskele…

Biz hep Park İskelesi’ne giderdik.
İskelenin ucunda üstü açık bir çayhane vardı.
Akşam üzerleri ailece buraya gidilirdi.
Denizin üzerinde çay içilirdi.
Ben de dalgaları seyrederdim.
Hiç bitmeyen ve art arda gelen dalgaları…

O dönemlerde Samsun bir ticaret kentiydi.
Nüfusu 50 bin civarındaydı.
Şilepler yükünü açıkta boşaltırlardı.
Bu yükler mavnalarla yük iskelelerine gelirdi.

Yolcu gemileri 1-1.5 km. açıkta demirlerlerdi.
Yolcular kayık ve motorlarla iskeleye çıkardı.
Dalgalı havalarda bu güvenli değildi.
Çok dalgalı durumlarda bu da zaten mümkün olmazdı...

1950
’lerde Demokrat Parti iktidara yeni gelmişti.
Samsun’a bir liman yapmak istiyorlardı.
Ticaret ve sanayi gelişsin arzuluyorlardı.

1 Ağustos 1953’te Liman ihalesi yapıldı.
Bayındırlık Vekili Kemal Zeytinoğlu tarafından.
Philipp Holzman ve Hochtief firmalarına.
70 milyon liraya…

Limanın temeli 27 Aralık 1953 günü atıldı.
Hususi trenle şehre gelen Cumhur reisi Celal Bayar
Ve Başvekil Adnan Menderes tarafından.

O günkü coşkuyu hatırlarım.
Davullarla, zurnalarla.
Halaylarla, horonlarla.
Ve kalabalık bir halk katılımıyla…

Samsun’da herkes sevinçliydi, mutluydu.
Böylesine büyük bir tesise sahip olunacağından.

Kent büyüyecekti.
Ticaret artacaktı.
Sanayi gelişecekti.

Sonrasında da yakından şahidi olduk.
İnşaatlarının hızla ilerlemesinin.
Mendireklerin adım adım yapılışının.
Ve sahilin dolduruluşunun…

Sonunda Samsun’lular rüyasına kavuştu.
7 yıl sonra.
Uzun senelerdir hasretini çektikleri Liman’a…
14 Aralık 1960’da.
"Karadeniz" vapurunun rıhtıma yanaşmasıyla.

Tarihi Reji İskelesi artık yoktu.
Atatürk’ün Samsun’a çıkarken ilk adımını attığı.
Çocukluk anılarımla dolu Park İskelesi de…
Hepsi dolgu alanının altında kalmıştı.

Gezecek bir sahilimiz kalmamıştı.
Kent sanki sahilden uzaklaşmış, sahiline küsmüştü.
Denizi ancak uzaktan görebiliyorduk.
Dalgaların sesini de artık duyamıyorduk.

Sonraki yıllarda Liman epey iş yaptı.
Özellikle de İran-Irak savaşı sırasında.
Son yıllarda yoğunluğu azalsa da…

Zamanla ulaşım otobüslerle yapılır oldu.
Yolcu vapuru seferleri tümüyle kaldırıldı.
Yük taşımacılığı da karayollarına geçti.
Giderek azaldı Liman'ın da önemi...

En sonunda satıldı Liman.
2010 yılında.
Açılışından tam 50 yıl sonra.
Özelleştirme kapsamında.
125 milyon dolara


Samsun Liman öncesi ve Liman yapım fotoğrafları:
https://photos.google.com/share/AF1QipNd867tSHQGQ_vTqhzSBjl8nYBpJtYRZ2NuQjLqKIT62liyDu5-tuEeR-yt2CbanQ/photo/AF1QipOCWUv0HFnmROChxZxK2oE0m8mkxqqA3TVZvJnH?key=TnZQUEUzQUpnZk02X05hZnZGTVQ1ZHhJNktkMkh3
.